Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, COP31 öncesi Türkiye’nin elektrikleşme, yenilenebilir enerji ve nükleer hedeflerini açıkladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikalarında elektrikleşmeyi merkeze aldığını belirterek 2035 yılı için yüzde 35 hedefi koyduklarını açıkladı. Bayraktar, yenilenebilir enerji yatırımlarından nükleer projelere, elektrikli araçlardan Karadeniz’deki sondaj çalışmalarına kadar enerji gündemindeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bir televizyon programına katılan Bayraktar, Türkiye’nin COP31 kapsamında ortaya koyacağı politikaları ve enerji dönüşümüne ilişkin hazırlıklarını anlattı. Türkiye’nin Antalya’da düzenlenecek COP31’de temel mesajının taahhütlerden uygulamaya geçilmesi olacağını belirten Bayraktar, iklim değişikliğiyle mücadelede somut adımların önemine dikkat çekti.
COP31’de 100 bin kişi bekleniyor
Türkiye’nin COP31 hazırlıklarına değinen Bayraktar, “Türkiye’nin COP31’de dünyaya vermek istediği mesaj; ‘Artık taahhütten aksiyona geçelim’ olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım. COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu ‘Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim’ metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım’da bütün dünyanın gözü burada olacak” ifadelerini kullandı.
Elektrikleşme enerji planlarının merkezinde
Bayraktar, Türkiye’nin hazırladığı 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nın merkezinde elektrikleşmenin bulunacağını açıkladı. 2035 yılı için yüzde 35 elektrikleşme hedefi belirlediklerini söyleyen Bakan Bayraktar, yeni enerji dünyasına uyum sağlayacak planlamalar yaptıklarını ifade etti.
Bayraktar, “COP31’de dünyaya vereceğimiz en önemli mesajlardan bir tanesi elektrikleşme. Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035’te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde, yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz. Bunu yapmak için Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var. 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040’ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye’nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030’a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye’nin Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız” dedi.
Elektrikli araçlarda 7-10 milyon hedefi
Ulaştırmanın elektrikleşme sürecinin önemli alanlarından biri olduğunu belirten Bayraktar, 2035 yılında Türkiye yollarındaki elektrikli araç sayısının 7 ila 10 milyon seviyesine ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Belediyelere ait otobüslerin yanı sıra bireysel araçların da önemli bölümünün elektrikli hale gelmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, dönüşümün petrol talebini ve emisyonları azaltacağını, bunun da dışa bağımlılığın düşürülmesine katkı sağlayacağını kaydetti.
Bakan Bayraktar, bu dönüşümün gerçekleştirilmesi için 200 milyar doların üzerinde yatırım yapılması gerektiğini belirtti.
Güneş ve rüzgâra birlikte yatırım
Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi bakımından yüksek bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bayraktar, kapasite açısından toplam potansiyelin yaklaşık yüzde 70’inin güneş, yüzde 30’unun ise rüzgârdan oluşmasının beklendiğini söyledi. İki enerji kaynağından birinin tercih edilmesi gibi bir yaklaşımın söz konusu olmadığını belirten Bayraktar, her iki alanda da yatırımların sürdürüleceğini ifade etti.
Bayraktar, “Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70’lik pay güneşe, yüzde 30’luk pay rüzgâra ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapacağız” dedi.
Depolamalı hidroelektrik santraller gündemde
Enerji sistemlerinde depolama kapasitesini artırmaya yönelik yeni çalışmalar yürüttüklerini aktaran Bayraktar, pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerin de planlar arasında bulunduğunu açıkladı.
Bayraktar, “Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller. Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var” ifadelerini kullandı.
Akkuyu’da hedef yıl sonuna kadar fiziki çalışmaya başlamak
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ndeki çalışmalara da değinen Bayraktar, birinci reaktörün elektrik üretimine geçmesi konusunda artık son aşamaya gelindiğini söyledi. Şu anda testlerin devam ettiğini belirten Bakan, “Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak” dedi.
Sinop ve Trakya için nükleer görüşmeler sürüyor
Sinop ve Trakya’da planlanan nükleer santral projeleriyle ilgili müzakerelerin devam ettiğini belirten Bayraktar, özellikle Kanada ile yürütülen görüşmelerin son dönemde hız kazandığını ifade etti. Sinop sahasının daha hazır durumda olduğunu söyleyen Bayraktar, elektrik açısından önceliğin Trakya olduğunu vurguladı.
Bayraktar, “Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya’da. Trakya’yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin’le görüşmelerimiz var, Rusya’nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore’yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor” diye konuştu.
Karadeniz’de yeni sondajlar yapılacak
Türkiye’nin derin deniz sondaj gemisi sayısını 6’ya yükselttiğini belirten Bayraktar, gemilerden birinin Somali’de faaliyet gösterdiğini, diğer çalışmaların ise Karadeniz’deki farklı sahalarda sürdüğünü açıkladı.
Bayraktar, “Bunların bir tanesi Somali’de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz’de Batı Karadeniz’de, Orta Karadeniz’de ve Doğu Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor. Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz’de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız” ifadelerini kullandı.
Katar gazı ve Ceyhan için enerji projeleri
Katar gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını öngören proje hakkında da bilgi veren Bayraktar, yaklaşık 2 bin ila 2 bin 200 kilometrelik boru hattına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Projenin hayata geçirilmesi için Türkiye, Katar ve Avrupa Birliği arasında öncelikle siyasi iradenin ortaya konulması gerektiğini belirten Bayraktar, mevcut krizin yeni enerji projeleri açısından fırsata çevrilmek istendiğini ifade etti.
Ceyhan’ın da önemli bir petrol merkezine dönüşme potansiyeli taşıdığını söyleyen Bayraktar, bölgedeki petrol kaynaklarının depolama, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla desteklenmesi halinde Türkiye üzerinden Avrupa’ya günlük 2,5 milyon varile kadar petrol sevk edilebileceğini belirtti.

